150 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Bize Ulaşın
Ana Sayfa Hakkımızda Hesabım Sepetim
İşârâtü'l İ'câz

İşârâtü'l İ'câz

  • 35,00 TL

    40,00 TL
Yayınevi:
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kategori:
Nur Kütüphanesi
Sayfa Sayısı:
784
Ebat:
17x27,5cm

Eser Hakkında

İşaratül İcaz (Diyanet Yayınları)

Kırk sene evvel, Harb-i Umumide, cephede, avcı hattında, bazan at üstünde telif edilen bu İşaratü'l-İ'caz tefsirinin bir kısmını Üstadımızdan ders aldık. İlm-i belagati ve kavaid-i Arabiyeyi bilmediğimiz halde, aldığımız ders ile bundaki bir sırr-ı azimi fehmettik ki, bu İşaratü'l-İ'caz tefsiri, hakikaten harikadır. Bu tefsir, Kur'an'ın vücuh-u i'cazından yalnız nazmındaki i'cazı harika bir tarzda göstermesi münasebetiyle dört noktayı beyan ediyoruz.

Birincisi: Madem Kur'an kelamullahtır; umum asırlar üzerinde ve arkasında oturan muhtelif tabaka tabaka olarak dizilmiş bütün nev-i beşere hitap ediyor, ders veriyor. Hem bu kainat 
Hâlık-ı Zülcelâlinin kelamı olarak rububiyetin en yüksek mertebesinden çıkıp, bu binler muhtelif tabaka muhataplarla konuşuyor, umumunun bütün suallerine ve ihtiyaçlarına cevap veriyor. Elbette manaları külli ve umumidir. Beşer kelamı gibi mahsus bir zamana, muayyen bir taifeye ve cüz'i bir manaya inhisar etmiyor. Bütün cin ve insin binler muhtelif tabakada olan efkar ve ukul ve kulub ve ervahının herbirisine layık gıdaları veriyor, dağıtıyor.

İkincisi: Kelam-ı ezeliden gelen ve bütün asırları ve bütün tavaif-i nev-i beşeri muhatap ittihaz eden Kur'an-ı Hakimin gayet külli manalarının cevherlerinin sadefi hükmünde olan lafz-ı Kur'ani, elbette küllidir. Yalnız kıraatinde herbir harfinin on, yüz, bin ve binler ve eyyam-ı mübarekede otuz bine kadar sevab-ı uhrevi ve meyve-i Cennet veren huruf-u Kur'aniyenin herbirinde mevcudiyeti kat'i olan i'cazın bir kısmını bu tefsirde gördük.

Üçüncüsü: Birşeyin hüsün ve cemali, o şeyin mecmuunda görünür. Cüzlere ayrıldığı vakit, mecmuunda görünen hüsün ve cemal, parçalarında görünmez. O şeyin umumunda tezahür eden nakış ve güzellik, herbir kısmında aranmaz. Görünmediği vakit, görünmemesi, onun sebeb-i kusuru tevehhüm edilmez. Böyle olmasına rağmen, Kur'an-ı Hakimin sure ve ayetlerinde görünen mucize-i nazm, hey'at ve keyfiyat itibariyle tahlil edildiği vakit, başka bir tarzda yine kendini ehl-i tetkike gösteriyor. İşte bu İşaratü'l-İ'caz Arabi tefsiri, i'caz-ı Kur'an'ın yedi menbaından bir menbaı olan nazmındaki cezaleti, en ince esrarına kadar beyan ve izhar ediyor. Kur'an-ı Hakimin on, yüz, bin ve binler ve eyyam-ı mübarekede otuz bine kadar semere-i uhrevi veren hurufatının herbirine ait, İşaratü'l-İ'caz'ın azami ihtimamla onlardaki i'cazı göstermeye çalışması, elbette israf değil, ayn-ı hakikattir.
Dördüncüsü: Kur'an-ı Hakimin kelam-ı ezeliden gelmesi ve bütün asırlardaki bütün tabakat-ı beşere hitap etmesi hasebiyle, manasında bir camiiyet ve külliyet-i harika vardır. İnsandaki akıl ve lisan gibi, bir anda yalnız bir meseleyi düşünmek ve yalnız bir lafzı söylemek gibi cüz'i değil, göz misilli muhit bir nazara sahip olmak gibi, kelam-ı ezeli dahi bütün zamanı ve bütün taife-i insaniyeyi nazara alan bir külliyette bir kelam-ı İlahidir. Elbette Onun manası, beşer kelamı gibi cüz'i bir manaya ve hususi bir maksada münhasır değildir. Bu sebepten, bütün tefsirlerde görünen ve sarahat, işaret, remiz, ima, telvih, telmih gibi tabakalarla müfessirinin beyan ettikleri manalar, kavaid-i Arabiyeye ve usul-ü nahve ve usul-ü dine muhalif olmamak şartıyla, o manalar, o kelamdan bizzat muraddır, maksuddur.

Tahiri, Zübeyir, Sungur, Ziya, Ceylan, Bayram

Yorumlar (0)

Yorum Yap

    Kötü           İyi